Manşet

GÜNDEM MUSTAFA BALBAY

GÜNDEM MUSTAFA BALBAY
TARİH:03 OCAK 2017 Yorumlar (0)
GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
 
DOĞU'NUN BATI'SINDAKİ
BATI'NIN DOĞU'SUNDAKİ̇ 
İSTANBUL...
 
 
Böyle bir acı yelpazesi ancak İstanbul'da yaşanabilirdi. Reina saldırısının kurbanlarından 11'i Türk vatandaşı 25'i 9 ayrı ülkeden.
 
Yabancılarda birinci sırayı 7 kişiyle Suudi Arabistanlılar alıyor. 4 Iraklı, 3 Lübnanlı, 2 Hindistanlı, 2 Tunuslu, 1'er de Suriye, İsrail, Kanada, Belçika yurttaşı var.
 
Bu kişiler çok az yerde aynı mekânda olabilirdi, birisi İstanbul'dur. Birleşmiş Milletler binasının kafeteryasında bile bir Suriyeli ile İsrailliyi yakın masalarda göremezsiniz.
 
İşte Türkiye'nin en büyük kenti, dünya şehri İstanbul böyle bir yer.
 
Bu özelliği hem kentin çok eskilere dayanan kültüründen hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerlerinden geliyor. 
 
Bir eğlence mekânında dört büyük kıtadan, Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika'dan insan yılbaşı için yan yana olabiliyor.
Türkiye Doğu'nun Batı'sında, Batı'nın Doğu'sunda benzersiz bir konuma sahip. Hem Doğu hem Batı Türkiye'de kendisinden parça buluyor.
 
İktidar zihniyetinin anlamadığı, anlamak istemediği gerçek bu...

 
***

 
2000'li yılların başında Yemen'den Türkiye'ye dönerken Bahreyn'de uçak değiştirmek gerekti. Uzunca bir süre Bahreyn Uluslarası havaalanında kaldım. Bir ara az ötemdeki kişiye gözüm takıldı. Birayı yudum yudum tadına vara vara içiyordu. Yol halinde insan çevreyle daha barışık olur.

Tanıştık...

Suudi Arabistan vatandaşıymış. Arada bira içmek çok hoşuna gidiyormuş. Suudi Arabistan'da oturduğu kentte bunu yapamadığı için Bahreyn'e geliyormuş. Bahreyn'de de her yerde bira yokmuş, sadece havaalanının Uluslarası bölümünde varmış. Salt bira içmek için en yakın ülkeye bilet alıp uluslararası bölüme giriyormuş, birkaç saat kalıp çıkıyormuş.
 
Sohbetimiz değişik konularda devam etti. 
Türkiye onlar için bir hayal ülkesi...

 
***

 
Arap ülkelerini görmüş herkesin anlattığımıza benzer bir anısı vardır.
 
Yılbaşının kutlandığı Boğaz'ın kıyısındaki bir eğlence mekânına yönelik kahpe saldırıda yaşamını yitirenlerden 7'sinin Suudi Arabistan yurttaşı çıkması aklımıza bu anıyı getirdi.
 
Bu büyük acının gösterdiklerinden biri de Türkiye'nin sosyal yaşamının her türlü iktidar baskısına karşın canlılığını sürdürdüğüdür.
 
İstanbul, dünyanın metropol kentlerindeki tüm zenginliklere sahip bir şehirdir.
 
İstanbul, aynı zamanda İslam dininin pek çok değerini temsil eden bir şehirdir. Kuran'ı Kerim için söylenenlerden biri şudur:
Mekke'de indirildi, Kahire'de okundu, İstanbul'da yazıldı. 
 
Aynı zamanda Ortodoks kilisesinin Başpiskoposluğuna ev sahipliği yapan İstanbul, inanç turizminden eğlence turizmine, tarih turizminden sağlık turizmine kadar akla gelebilecek her türlü insan hareketinin merkezidir.

 İstanbul, bu yapısını Türkiye'nin laik kimliğini koruyabilmesi halinde sürdürebilir.
 
Türkiye'nin bu yapısı çökerse devlet yapısı da çöker.

Zira bunun yerine kurulmaya çalışılacak yapının sürdürülebilir insani değerlerden uzak olacağını çevremizdeki ülkelerden görüyoruz.
 
İslam ülkelerindeki insanların oksijen kaynağı, Avrupa'nın, tüm dünyanın görülmeye, yaşanmaya değer yeryüzü cenneti olarak gördüğü İstanbul'daki Reina saldırısı hepimizi uyandırmalı...
 
Kâbus rüyamızda değil, kapımızda...
 

YORUM YAZ









YORUMLAR ( 0 )