Manşet

GÜNDEM MUSTAFA BALBAY

GÜNDEM MUSTAFA BALBAY
TARİH:29 AĞUSTOS 2016 Yorumlar (1)
GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
 
HER ZAFER ÖNCE RUH İSTER
 
Bugün, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik anlarından birinin yıldönümü...
26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz ‘un üçüncü gününde Yunan askerleri geri çekilme planı yapıp,
güçlerini birleştirmeyi hedefliyordu.

28 Ağustos günü bunu uygulamaya koydular.
29 Ağustos günü, TBMM'den aldığı yetkiyle Başkumandan olarak Büyük Taarruzu bizzat yöneten Mustafa Kemal, düşmanın bu planını gördü; hemen buna göre strateji geliştirdi.

Düşman Dumlupınar bölgesinde iki ana gücünü birleştirmeyi hedefliyordu. 23. Tümenimiz bu iki gücün arasına girdi. Böylece hem birleşmeyi önledi hem çekiliş yolunu kapattı hem de kesin bir psikolojik üstünlük sağlamış oldu. 
 
***
 
Oysa daha 29 Ağustos'tan bir hafta önce tablo şuydu:
Başta İngilizler olmak üzere Yunanistan'ın arkasındaki tüm emperyalist ülkeler Mustafa Kemal'in yenileceğini düşünüyordu. 

24 Ağustos akşamı, yani Büyük Taarruz’dan iki gün önce Afyon'da Yunan kolordusundan yüksek rütbeli subayların katıldığı bir kokteyl
verildi. Böyle bir zafer rahatlığı içindeydiler.

Büyük Taarruz ‘un İzmir'de duyulması üzerine kenti işgal eden Yunan askerlerinin karargahında yabancı gazetecilere bir açıklama yapıldı. Yüzbaşı Kazanidis'in açıklaması şöyleydi:

"Mustafa Kemal perişan olan itibarını düzeltmek için bir harp oyununa başvurmuştur. Belki iki gün sonra esir Mustafa Kemal'i size takdim ederim."
Bu açıklamadan 4 gün sonra Mustafa Kemal Yunan ordusunun başkomutanı Trikupis'i esir aldı!
 
***
 
Mustafa Kemal'in her aşamasını adım adım ördüğü Büyük Taarruz ‘un komutanları zafere öylesine inanmıştı ve mutlak görmüştü ki...
Hedefe ulaşamamak diye bir şey yoktu.

Taarruz ‘un daha ilk gününde sabaha karşı hedeflenen tüm tepeler alındı.
06.55'te Kalecik Sivrisi alındı...
07.00'de Tınaz Tepe...
08.35 Kırca Aslan... 
10.30 Belen Tepe...

Aynı zaman diliminde alınması biraz geciken bir yer daha vardı; Çiğil Tepe...
Burayı almakla görevli 57. Tümen Komutanı Albay Reşat'tı...
Albay Reşat, tepeyi almıştı ama, söz verdiği saatte alamamıştı. O nedenle tepenin ele geçirilmesinden az sonra intihar etti.

Yıllar sonra, devrimler sürecinde 1934'te soyadı kanunu çıktığında Albay Reşat'a Çiğiltepe soyadı verildi.
İşte Kurtuluş Savaşı böyle bir ruhla verildi.

Türkiye Cumhuriyeti böyle bir ruhun üzerine kuruldu.
Her zafer önce ruh ister.
Yarın 30 Ağustos gününü anlatacağız...
 

YORUM YAZ









YORUMLAR ( 1 )

  • 29-08-2016, 23:46:18Nurtekin Erol

    Zafer bsyramının sonsuz kutlamaları olsun. Yazılarınızı okumak çok güzel.